
3 - Türlü çeşitli beyaz eşya edinmek, prizlerinden deniz mahsullü kokteyl mamul. Mutfak robotu kalkan, blender lüfer. Hayat ne kadar da kolaylaştı. Hayat çok kolaylaştı. Şimdi kurutucu alıyor insanlar, giysiler kuruyor. Kurutucu olmadan kurutma çok saçma. Yeni bir şeyler çıkıyor, onları satın almadan hayat daha saçma. "Neden Utku, neden şu muhteşem ürünü de almıyoruz? Satılan bir şeyi satın almamak etik bir şey mi sence?" "Patetik. Çok yoruldum, susar mısın? Param yok, çünkü başka bir yer(d)e harcıyorum parayı. Biraz daha lüfer?"
4 - Tüttürmekten vazgeçmek (Mecbur kalmadan önce...), skunk değil, weed değil, düz tütün değil, vazgeçilecek şeyin tanımı ortada yok, mecburiyetin hangi koşulda ortaya çıkacağını kestirebiliriz ciğerden ötürü. Bir parçayı dumanla birlikte üfleriz, ciğer azalır. Kalmamıştır. Duman bedenin tamamında gezinir, kafadan ayağa sıcak ve soğuk duman akımları oluşur, kalp civarında ısınan duman aşağı inip soğur ve yükselir, kalp civarında ısınan duman yukarı çıkıp soğur ve alçalır. Mesela temmuzda anneannemi gömdüm ve şimdi üşüyor. Üşümüyor çünkü artık orada değil. Anneannem artık her yerde ve duman bir süredir devridaimi kesmiş durumda bende, içim tekrar doldu, organlarım müthiş bir şekilde çalışıyor, kalbimin hizasında gülibrişim. Hele geceleri. Bir yandan dehşete düşüyorum, insanın bir sınırı yok mudur? Aynı şarkı aynı anda bazen farklı duvarları, çoğunlukla aynı duvarları uğluyor, aynı anda başlatamıyoruz ama çok yaklaştık bir kezinde; saliselik gecikmeyi şarkıyı birlikte söyleyerek düzelttik. Trenle birkaç duraklık mesafe var, böyle sıkıntılar hemen aşılıyor ama henüz değil, banliyö hattı açılınca. Mecbur kalmadan. Çekimin farklı yolları var.
5 - Giyim kuşam tarzını hepten değiştirmek, bir zaman bir kıyafet, bir yer bir kıyafet, bir insan bir kıyafet, bir mekan bir kıyafet, bir istihkam bir kıyafet, bir kıyamet bir kıyafet. Dolap artık orada değil, pencerenin önünden çekilince kıyafetleri de alıp gitti, yeni kıyafet de alınmadı, eskiler üstte iki paralandı, biçimleri değişti, bedenleri küçüldü. Yarıdan kesip üzerime geçirdim, oturdu. Bunun yanında pırıl pırılım, dayanamayıp kıyafetlere bir dünya para verdim.
Perec'in yapmak istediklerini yapamadım, o yapmışsa tamam bu iş. Bateri çalmayı öğrenmiş midir? Bilimkurgu romanı yazıp bir sandığın dibinde unutmuş mudur? Kutbun ötesine geçmiş midir? Düşündüğüne göre bunların hepsini yaptı(m) sayıyorum. Bir kezinde uzaya gitmiştim mesela. Çok uzak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder