
Tüccarın babası yaşlı bir adamdır ama canının çoğunu korumayı başarmıştır, geliniyle paryasının arasındaki ilişkiyi öğrenir, Sergey'i bir temiz kırbaçlar, kadının da derisi yüzülecektir ama bunlar hiçbir zaman gerçekleşmez, Katerina adamı zehirler ve sırları saklı kalır. İlginç bir şekilde diğer işçiler, ahali bu ölümden şüphe duymaz. Ölüm ölümdür tabii de, Katerina'yla Sergey arasındaki ilişki fısıltı gazetesi aracılığıyla öğrenilmiştir. Anlatıcının da belirttiği üzere kimsenin işkillenmemesi ilginçtir. Hikâye deyip geçelim. Bir anda ortaya çıkan kedinin öldürülen adamın ruhunu taşıması, konuşması da Rus folkloru ürünüdür diyelim, Bulgakov da kullanmıştı bunu. Bu kedi yüzünden ilk çatlak ortaya çıkar, Katerina Sergey'i sığ bulduğunu söyler, ayrıca adamda sadakat namına pek bir şey yoktur ama Sergey'in değişmesi için bir sebep de yoktur, adam olduğu gibidir, bir meydan okumayı görmüş ve kazanmıştır, bu kadar. Katerina aşkının etkisiyle daha yüce bir şeylere kapı aralansın ister. Nafile. Sergey kadından sıkılma belirtileri gösterir. Tam o esnada günah derinleşir.
Öldürülen tüccarın yeğeninin yatırımlarda payı vardır, kendi payının yönetimi için ninesiyle -ninesiydi galiba- eve gelir. Rakiptir, Sergey'in zengin olma hayalini baltaladığı için ortadan kaldırılması gerekir. Kararı Katerina vermiş gibi gözükür ama Sergey kadınla oyuncak gibi oynar ve cinai eylem vuku bulur, üstelik çocuk dini bir kitabı okuduğu sırada. İnancın intikamı gelecektir ama önce tüccarın ölümünü de göreceğiz. Adam eve döner, yolda bir şeylerin ters gittiğinin haberini almıştır ve mevzuyu çözer, lakin Katerina kocasının gözünün önünde Sergey'le oynaşıp adamı delirttikten sonra onu da öldürür ama bu kez yakayı ele verir. Kiliseden çıkan birkaç kişi evde ne olup bittiğini görür, kalabalık toplanır, bizimkiler kıskıvrak yakalanır. Kasa/kilise her zaman kazanır.
Sonrası Katerina'nın diyeti gibi. Sibirya'ya postalanırlar, bütün üstünlüğünü kaybeden Katerina, Sergey'in yediği herzelere katlanmak zorunda kalır, dayak yer, alenen aldatılır, dalga konusu olur. Nihayetinde Sergey'in takığı kızı tuttuğu gibi denize atar, kendini de. Eli boş gitmez.
Kıssadan hisseli, etkileyici bir öykü. Film uyarlamasının şu aralar vizyonda olması lazım. Malum ortamlara düştü, yarın izlemece.
Ek: Saçmalamamı ibret olsun diye bırakacağım, uydurmanın böylesi... Aslında tüccarı öldürüp gömüyorlar, sonrasında çeşitli fantastik işler başlarına gelmeye başlıyor ki akılları başlarına gelsin. Çocuk sonra ortaya çıkıyor.
Şeytan Kovma ikinci öykü. Anlatıcının uyarısıyla öğreniyoruz ki öyküde bahsedilen ayin sadece Moskova'da gerçekleşiyor, bir de gerçekleştirmek için zengin olmak lazım galiba, saçılan paranın haddi hesabı yok. İlginç bir öykü; çevresinde yaşam göremeyen bir adam içindeki şeytanlardan kurtulmak ister ama şeytanlar onu ayaklarından çekmektedir, aşağı. Kurtulur gerçi, ilginç ritüeller eşliğinde. Cin/şeytan çıkarma konulu, mümtaz bir öykü. Mümtaz? Mümtaz.
Leskov'un yaptığı güzel iş; halk hikâyelerinin zenginliğini yazına dökmek, dinamiği korumak maharet isteyen bir iş ve bu büyük yazar bu işi nefis kotarıyor. Bir saatte hacamat edersiniz, güzel kitap.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder