
Akademik Yeterlilik Sınavı'nın Sözel Yeterlilik Sınavı kısmı beş bölümden oluşuyor, oluşmuş, Şili'de, 1967-2002 aralığında. İlk bölüm İlgisiz Terim. 1'den 24'e kadarki alıştırmalarda anahtar sözcükle ve diğer şıklarla ilgili olmayan şıkkı, sözcüğü bulacağız. Şıkların birbiriyle aynı olduğu bir soru var, sessizlikle alakalı olan. Diğerlerinde birbirlerini anlamca çağrıştıran sözcüklerden çağrıştırmayanı çıkarmamız gerekiyor ama "EĞİTMEK" sözcüğündeki şıkların hepsi birbirini destekliyor; programlamak, idman yaptırmak ve evcilleştirmek dahil. Hemen Şenlikli Toplum ve okulun öğütücü niteliği geliyor akla; mekanizmalarının zenginliğini düşünürsek karşımızda korkunç bir güç var ve tek bir yol çiziyor insanlar için, o yolun dışında var olabilmek imkansıza yakın. Geceyle gündüzün işlevinin bile biçimlendiği böylesi bir yapılaşmada insanın özüne dair hiçbir şey sağ kalamaz. Direnmezsek. Diren insan. "CUNTA" şıklarından "acil demokrasi" için diren ki o da bir iktidar mekanizması aslında, doğduğu zaman bile öyleydi, Antik Yunan'ın semirmiş tayfası için demokrasi, köleler ve barbarlar için bir zincir. Yine de iyi bir şeye dönüşebilir, şu an yaşayan bütün insanlar toprağa karıştıktan sonra olsa da gerçekleşebilecek şeyler için mücadele!
Temel Cümle Yapısı. Bu testlerin çözüldüğü zamanlar, ailenin ne olduğunun anlaşıldığı, insanların arasına karışıp bir yer edinme çabasının verildiği zamanlar, dolayısıyla öncüllerde rastladığımız ilişkiler şaşırtıcı değil. Her soruda en az beş cümle verilmiş, anlam bütünlüğü oluşturacak şekilde sıralıyoruz veya sıralamadan okuyoruz, herhangi bir düzene girmeden de anlam bütünlüğü oluşturabiliyor bu cümleler. Onlara hükmetmek zorunda değiliz, test çözerken bize hükmedilmesinin aksine. Mesela baba anneyle, anne abiyle, sonra herkes abiyle tartışıyor ve hava soğuk. Bunlar bir sıraya gelmez. Parçalı gerçektir bunlar, kendi başlarına bir anlam adacığı olarak yüzerler ve birleştiklerinde bizi oluştururlar ama onlar zorlamaya gelmez, bilinç o şekilde işlemez, parçaların bazıları unutulur, bazıları sıraya girer, işlenir ve hatırlan(ma)mak üzere bir köşeye konur. Bazı parçalar da unutulacak gibi değildir çünkü bir eve sahip olmanın parçası, çekilen kredinin uzunluğu müddetince her an akılda duracaktır. 2033'te bitecek taksitlerin, o zamana kadar ev senin değil ama senin, evden insanlar gelip geçecek, gün ışığı geçecek, eşyalar, tozlar, böcekler, sigara dumanları, çiçek kokuları, sokaktaki hayvanların sesleri, gitar sesi, pek çok şey geçecek ama sen o evden geçemeyeceksin, sen oradasın, sabitsin. Pek çok parçanla birlikte. Zambra seni oraya koyuyor ve yaşamının önemli parçalarıyla seni yüzleştiriyor. Onları sıralı bir hale getirmeni isteyerek.
Cümle Tamamlama. Boşlukları doldurunuz. Boşlukları aynı kelimelerle doldurduğunuzda çıkan anlamla yine aynı kelimelerle doldurduğunuzda çıkan anlam nasıl farklılaşabilir? Yaşamın birikmesiyle, kabul. Bir de kaçışsız bir aynılığın kıskacı vardır, beş farklı şık da aynı cevabı içerir. "Öğrenciler üniversiteye çalışmak ______ giderler, düşünmek ______ değil." (s. 56) Okullar düşünmek için iyi yerler değildir, en azından serbest filozofların yaptığı gibi, hayatı düşünmek için.
Anlam Bütünlüğünü Bozan Cümle ve Okuduğunu Anlama, biçimsel yapı gereği Zambra'nın tipik anlatılarını ortaya koyduğu bölümler olarak ortaya çıkıyor. Sondaki üç metin ve metinle ilgili soruların büyümenin sancılarını müthiş bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim. Sistemler arasında kalmış insanların, mesela Şili yasalarına göre yasak olan boşanmanın yerine alternatif çözümleri deneyen çiftin, eğitim sisteminin dışında kalan eski bir öğretmenin ve benzeri pek çok karakterin çarpık bir memleketteki çarpık durumlarına bakacağız ve bir sonuca varmaya çalışacağız; metinlerin başlıkları ne olabilir? Karakterler sıkıntıdan neden kurtulamamaktadır? Neden her şeyin böyle olmasıdır ve dahi bundan bir çıkış yolu yok mudur? Eğer kaydırma yapmazsanız cevabı bulabilirsiniz, yoksa bütün çabanız boşa gider.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder