25 Temmuz 2013 Perşembe

Peyami Safa - Arsen Lüpen İstanbul'da

Server Bedi takma adıyla polisiye olaylarına girişen Peyami Safa, Beşir Ayvazoğlu'nun Peyami'de yazdığına göre 1924-1928 arasında onar kitaplık iki Cingöz Recai serisi yazmış: Cingöz Recai'nin Harikulâde Sergüzeştleri ve Cingöz Recai Kibar Serseri. (s. 134) Alkım bunları karışık basmış sanırım, serileri ayırmadan.

Recai, Arsene Lupin'in yerli versiyonu. Kibar, güzel kadınlara düşkün, şık ve iyi bir hırsız. Yakalanmamak için dahi adam öldürmez, yaralamaz. Daima kaçacak bir yol bulur.

Mehmet Rıza, komiser. Birçok kez Recai'yi yakalamak üzereyken elinden kaçırıyor ama bir dava üstünde çalışırken ölümle burun buruna geldiğinde Recai'nin kendisini kurtardığını da unutmuyor. Aralarında dostluk da var, düşmanlık da. Mehmet Rıza evlendiğinde düğün hediyesi olarak altın bir kelepçe yolluyor Recai, o kadar da iyi bir dost.

Arsen Lüpen'in İstanbul'a gelişi gazetelerde. Herkes bu olayı konuşuyor. İnzivaya çekilmiş olan Mehmet Rıza, olayı merak etse de yaşamından mutlu, karışmıyor başlarda. Sonra bir grup adam bir duvarcıyı kaçırıyor. Boş bir ev, yarım bir duvar, duvarcının tamamlaması gerekiyor ama bakıyor ki yaralı bir kadın, duvarın içinde. Canlı canlı gömecekler gibi bir şey. Adama silah çekiyorlar, zavallı örüyor duvarı. Sonra polise gidiyor, Mehmet Rıza bu noktada karışıyor olaya. Kadını çıkarıyorlar ama ölüyor ne yazık ki. Sonrası curcuna zaten; genç kadının ailesi eroin satıyormuş, aslında hizmetçiler satıyormuş, ailenin yanında kalan bir Belçikalı aslında Arsen Lüpen miymiş, Cingöz Recai o curcunada nereyi soymuş falan. Şey güzel, Arsen Lüpen polise meydan okuyor, kalabalık bir yerde bir mücevheri çalacağını söylüyor, saat bile veriyor adam. Harbiden de çalıyor. O hengamede Cingöz de beğendiği bir kadını kaçırıyor falan. Şamata.

Polisiye işte, olaylar bir dünya. Ben daha çok eski İstanbul'u, zamanın insanlarının nasıl konuştuğunu görebilmek için okudum, memnun kaldım. "Kart işkembe" diye bir hakaret varmış mesela dsfd.

Ek: Hea, muhteşem üçlünün bağlı bir şekilde ölüme terk edildiği bir bölüm var, adrenalin tavan yapıyor. Bir de tabii Cingöz Safa'nın adamı ya, Arsen Lüpen'i bile soyuyor adam. Olur öyle diyoruz, roman Safa'nın.

3 yorum:

  1. Peyami Safa'nın iki kitabını okudum ben. Biri "Şimşek" biri de "Yalnızız" Hiç polisiyesini okumadım galiba. Bunlar da böyle derin derin ruh tahlillerinin olduğu öpülesi kitaplardı. Seviyorum Peyami'yi. İsmi bile mıncıklanası *.* Peyami *.*

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar. Biz Kalabalık Dergi'nin Halkla İlişkiler ekibiyiz. Kalabalık Dergi, Mayıs itibari ile online olarak yayımlanan Kültür,Sanat ve Edebiyat dergisi.8 Temmuz 'da 3.sayısı çıkmış olan dergimiz,ilk sayısında 'dalında' en çok okunan dergi ünvanını aldı.2. sayımızda ise Haziran ayı sebebi ile Gezi Özel eki hazırladık ve son sayımız 5.gününde 5bin okunmaya erişti.Hiçbir maddi kaygı gütmeyen dergimizin yazar kadrosu Türkiye'nin geneline yayılmış vaziyette.Kemik kadroyu oluşturan biz üniversite öğrencilerinin yanı sıra Türkiye'nin en genç yazarı,Aktüel Dergi ekibinden yazarımız ve kitapları basılmış arkadaşlarımız da var kadromuzda.Tek gayesi yazma eyleminde yetkinleşmeye çalışan yazarlarımıza öncülük etmek olan bu derginin tanıtıma,desteğe ihtiyacı var. Yazdıklarımızın daha çok okurla buluşması tek dileğimiz.Yazmanın ve dahası çok okumanın en yetkin kılınabileceği bloğunuzdan desteğinizi bekliyoruz. Kalabalık’ı aşağıdaki web sitesi üzerinden bilgisayarınız, tabletiniz ve akıllı telefonunuzla inceleyebilirsiniz: http://www.kalabalikdergi.com 3.sayımız : http://issuu.com/kalabalikdergi/docs/sayi3

    YanıtlaSil
  3. CİNGÖZ RECAİ SERİSİ GERÇEKTEN GÜZEL BİR KİTAP PEYAMİ SAFA İYİ MÜKEMMEL BİR YAZAR :) :)

    YanıtlaSil